Zalimin dini, dili, ırkı olmadığı gibi mazlumunda dini,dili,ırkı olmaz.Her birey bu cümleyi özümsemeli ruhunda hissetmelidir.Yüzyıllardan beri eşitlik,insan hakları vs. terimler dillerden düşmüyor.Bu denli hümanist çığırtkanlığa rağmen geçmişten günümüze katliamlar,soykırımlar,kan ve gözyaşı bitmiyor.Bu durumun ilk sebebi ‘Zalimin dini,dili,ırkı olmadığı gibi mazlumunda dini,dili,ırkı olmaz.’Cümlesinin insanlık tarafından özümsenememesi ve zulme karşı insanlığın yek ses olamamasıdır.Yüzlerce yıldır çeşitli kesimlerin, özellikle batı dünyasının ağızlarında sakız ettikleri, bağcıyı dövmek istediklerinde akıllarına gelen insan hakları, hümanizm, eşitlik gibi kavramların teoride kaldığını pratiğe dökülmediği Halepçe’de, Bosna’da, Suriye de, Orta Afrika’da, Ruanda’ da çok net olarak görüyoruz. Şunu da söylemek gerekiyor ki batı dünyası kendi içerisinde insancıl, demokrasi havarisi, özgürlükçü olmasına rağmen kendi dışındakilere karşı bu terimlerin yabancısı gibi davranıyor. Halbuki söylemde ve kağıt üzerinde her şey toz pembe gözüküyor. Sözde İnsan Hakları bildirgeleri, anlaşmaları … Tüm dünyayı hayali bir ayrıma tabi tutmuşlar: benden olanlar ve olmayanlar. Diğer bir ifade ile yaşamayı daha fazla hak eden insanlar ve diğerleri. Bu ayrıma Rasim Özdenören’in şu satırları ne de güzel anlatıyor: “Kaliforniya’nın portakal bahçelerinde portakal toplamaya çıkmış yüz binlerce tarım işçisinin günde üç portakal karşılığında bütün gün çalışmaya bırakıldıkları, karınlarını doyuramadıkları, fakat bahçe sahiplerinin fiyatları düşürmemek için toplanan portakalları denize döktüğü bir dünya!”
Bu ve buna benzer birçok örneğin batının iki yüzlülüğünü gözler önüne sereceği kanaatindeyim. Batının ayrımcılık defteri kabarık. Peki durum böyle iken birey olarak, toplum olarak neler yapabiliriz ? Sorusuna cevap arıyorum. Sorunun cevabı niteliğindeki şu satırlarla karşılaşıyorum ansızın:”Erdem sitesinin bir işçisiyim. Bu nedenle kapitalist ve komünist gibi zulüm sitelerini yıkmak borcumu hiçbir zaman unutmuyorum.( Sezai Karakoç,Diriliş Neslinin Amentüsü) Özlü söz: “Gerçek olan tek yarış! İnsanlık yarışıdır.”
